Yelken nedir

Yelkenin en genel tanımını, ”rüzgar enerjisini kullanarak kuvvet oluşturan ve bu kuvvetin etkisiyle bağlı bulunduğu nesnenin hareket etmesini sağlayan araç” olarak yapabiliriz.Nesnenin kelimesini kullanmamızın esas amacı yelkenin denizde,karada ve buzda fizik kurallarına göre özel olarak tasarlanmış araçlara takılabilmesidir. Dolasıyla yelkenleri genelde deniz, göl ve okyanuslarda seyir halinde görsekte rüzgarın esdiği sürece her şekilde ürettiği kuvvetten faydalanabiliriz.Rüzgarın esmediği durumlarda kuvvet üretilemeyeceği için yelkenlerimizde görevlerini yapamazlar. Yelkenler dakron kumaşı veya içinden şeritler geçirilmiş özel bir kumaş ile yapılır. Bu kumaş esnekliği,kalınlığı,tasarımı ve sağlamlığı (vs.) göz önünde bulundurularak yelkenlerde kullanılır.Yelkenler dümdüz değildir. Her yelkene özel bir tor (derinlik) verilerek yelken üç boyutlu hale gelmesi sağlanır. Bu şekilde yelken üzerinde akan havanın basınç farkı yaratması sağlanarak kuvvet elde ederiz.Fakat yelken özellikle rüzgar, güneş ve tuzun yıpratıcı etkilerinden eskir. Özellikle derinliğini, esnekliğini kaybetmiş ve esen havalarda formunu koruyamayarak titreşim yapan yelkenler miladını doldursalar da kuvvet üretebilecek durumdadırlar. Devamı için »

Tekne Yapımı ve Çeşitleri

YoleYATÇILIĞIN KISA TARİHÇESİ;
Bildiğimiz anlamda gezi veya yarış için yelkenciliğin, ya da ‘’keyif” için amatör denizciliğin köklerinin 17. yüzyılın ikinci yarısı Hollanda’sına uzandığını bilmekteyiz.1660 yılında Amsterdam şehri İngiltere kralı II. Charles’e taç giyme hediyesi olarak “Mary” adlı yatı hediye eder. Bu tekne Britanya’nın ilk yatı ve İngiliz yatçılığının başlangıcıdır. İngilizce ve Almanca yacht, Türkçe yat ismi Flemenklerin jaght (avcı, takipçi) kelimesinden türemiştir. Hollandalılar 14. yüzyıldan itibaren korsanları, kaçakçıları kovalamak, bazen de gezi için kullandıkları küçük, hızlı teknelere bu ismi vermişlerdir.Genelde amatör denizcilerin kullandığı hangi teknelerin “yat” sınıfına girdiği cevaplaması zor bir sorudur. Eski tanımlamalara göre kürekli tekneler hariç, her türlü motorlu veya yelkenli tekne, – çocuklarımızın bindiği Optimist sınıfı teknecik bil e-, yat sayılmaktadır. Amerikalıların 10 metrenin altındaki kamaralı açık deniz teknelerini yat saymadıkları, Orta Avrupa ülkelerinde ise ayrımın yelkenlilerde sınıf tekneleri, açık güverteli tekneler ve yatlar; motorlu teknelerde spor tekneler, motorbotlar ve motoryatlar olarak yapıldığı görülmektedir. Devamı için »

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »